alâkadar

[alâ:kadar]
(阿́-波́)
s. 与…有关的; 关心…的, 对…有兴趣的: \alâkadar zevet 有关人士
is. 有关人士, 当事人, 有关方面: Durum bütün alâkadarlara duyurulmuştur. 此情况已通知有关各方。
◇ (-i, -le) \alâkadar etmek 1) 使关心, 使有兴趣, 引起注意 2) 使有利害关系, 使卷入, 牵扯入

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • alakadar — alâkadar ilgili; ilişkili …   Hukuk Sözlüğü

  • alakadar — sf., Ar. ˁalāḳa + Far. dār İlgili Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alakadar etmek alakadar olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alâkadar — (A. F.) [ راد ﻪﻗﻼﻋ ] ilgili, alakalı. ♦ alâkadar etmek ilgilendirmek. ♦ alâkadar olmak ilgilenmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ALÂKADAR — Alâkalı, münâsebetdar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • alakadar etmek — ilgilendirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alakadar olmak — ilgilenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BEYAZ — Aklık, beyazlık. * Aydınlık. * Yumurta akı. * Müsveddenin temize çekilmesi.(Aynada saçıma baktıkça, beyaz kıllar bana diyorlar: Dikkat et! İşte o beyaz kılların ihtariyle vaziyet tavazzuh etti. Baktım ki; çok güvendiğim ve ezvakına meftun olduğum …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • alakadarlık — is., ğı Alakadar olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilgili — sf. İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AN-I SEYYALE — Gelip geçici az bir an.(Vacib ül Vücud a intisabını bilen veya intisabı bilinen herbir mevcud, sırr ı vahdetle, Vâcib ül Vücud a mensub bütün mevcudatla münasebetdar olur. Demek her bir şey, o intisab noktasında hadsiz envar ı vücuda mazhar… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • CİHAN-ŞÜMÛL — f. Cihan vüs atinde, dünya çapında, cihanı alâkadar eden. Dünyayı kaplayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.